Anon
Skorunu Kaydetmek İçin Hemen Üye Ol!
Giriş  Kayıt Ol   Facebook ile giriş yap

Haberler

Volfied
Gönderen: system66, 08-07-2015, 01:19 - 1 yorum

Benim de zamanında deli gibi oynadığım ve bir kaç kez bitirme şerefine nail olduğum oyun. Bilgisayarların evlere yeni yeni girdiği yıllarda, bilgisayardan anlamayan ev halkının bile bayıldığı bir oyundur volfied. Bazı bölümlerinde direk yukarı çıkma, örümceği kutucuğun yanına hapsetme ve uygun anı kollayıip direk %90 yapma gibi yöntemleri de mevcuttur ve hepsi tek tek denemiştir. 

Oyun sonunda her seferinde karakterin gelip uzay gemisiyle gitmesini izlemek  büyük bir keyif veriyordu. bir de yüksek skor olayı var tabi oyunda.. O yüksek skoru oyunu her bitirdiğimde gecmiştim yanlış hatırlamıyorsam.  Bitirdigin oyun süresince yüksek skor senin son skorun oluyordu

velhasıilkelam ne güzel oyundun sen volfied. Bir çok oyunu tanımadan bilmeden seni oynadık, sonunu getirdik, seninle güzel zamanlarımız geçti.. 90 lı yılların güzel bir parçası olarak kalacaksın hep aklımda…



Cadillac & Dinosaurs (Mustapha)
Gönderen: system66, 08-07-2015, 01:19 - 0 yorum

Düşmanlarınız şişko ve zayıflar olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şişko olanlar ekrana rugby oyuncuları gibi girer, kimi zaman da üzerinize oturmaya çalışırlar kolay kolay ölmezlerdi, Uyuz ederlerdi oynayanları. Uyuyan dinazoru da onlar uyandırırdı zaten. Hepten gıcık olurduk onlara...


Zayıf olanlar çoğunlukla silahli tiplerdi. Tüfekli olanlar önce kabzayla vurmaya çabalasalarda bir süre sonra tüfeklerinin gerçek işlevlerinin farkına varıp ateş etmeye calışırlardı. Ama ne hikmetse kabza daha cok enerji götürürdü...
Zayıf olanların el bombası, dinamitle falan uğraşan türleri vardı bi de. Bombayı atıp kaçardı ibneler. Zaman zaman kavgaya aktif katkıda bulundukları görülürdü. Bazen de şaşırıp bombayı kendi arkadaşlarına atarlardı...
Dinozorlar vardı ki aslında çok iyilerdi. Ama bu şişko ve zayıf adamlar onları kızdırınca renkleri turuncuya döner, saldırırlardı önüne kim gelse. Saçmaydı ama biraz dövünce de sakinleşirdi dinozorlar, döverdik...


Oyunda Boss\\\'lar vardı ki hepsi birer yaratıcılık abidesi olmasa da başarılı sayılırlardı. İlk bölümde ki boss Vice T. diye biriydi, Yanında da raptor vardı bi tane. Raptor kolaydı da boss biraz zorlardı. İkinci bölümde Butcher a gelirdik nam-ı diğer Kasap. Adamı bir stegosaurus\\\'u doğrarker yakalarsınız. Yere düşünce elindeki sallamaları düşürürdü. Sallamalarını almamaya dikkat ederdik, Sallama kimin elindeyse ona atlardı çünkü bu adam. Akıllıydık biz...


3. bölüm, oyunun yapımcılardan bize bir hediye gibiydi sanki. Oyunun başında telsizle anons eder cağırırdık arabamızı, O bölümü o arabadan inmeden bitirirdik, ne motorsikletlisi ne hippi si kimse duramazdı önümüzde, azimliydik de..

4. bölümde Jack arkadaşımızın garajını basmış halde bulurduk düşmanları. Slice adın da bir kadın gelirdi. Bumerang şeklinde bıçakları vardı, zor bölümdü ama jetonumuz vardı .. savurgandık, harcardık paramızı da...

5. bölümde yerden bitme bi adamın teki çıkmıştı karşımıza bu sefer. Yaşlı bi adamı öldürmüştü.. halbuki ne suçu vardı adamcağızın? Yerden bitmeye haddini bildirdikten sonra dinozora dönüşmesini dehşetle izlemiştik. NOW I M REALLY GETTING OUTTA MY SHAPE!
İngilizce bilen bi gözlüklüye çevirtmiştik diyalogları. THEY RE CREATING NEW LIFE FORMS!

6. bölümde Tyrog adında ucube bir tip gelmişti karşımıza, Dinozor desen dinozor değil bu neydi böyle ki? Hiç hoşumuza gitmemişti, Sanki bozmuşlardı burada ama bağlanmıştık oyuna biz bikere...

7. bölumde harika bir sürpriz bekliyordu bizi, Slicesaur? Belki de oyunda en çok zorlandığımız ve sinir olduğumuz Slice\\\'in dinozor hali. Bir tane de değil bir sürü. Acaba zorlarmıydı ki bizi? Evet zorlayacakları aşikardı ama sorun değil geçeriz...

Ve geldik oyunun sonunda profesöre. jetonlar tükeniyor, hava kararalı çok oldu. Çift başlı T-rexi de öldürdük. Neyse bitti oyun. Acaba hemen koşsak mı? Evdekiler fena kızacak. En iyisi koşalım...



Mortal Kombat Efsanesi
Gönderen: system66, 08-07-2015, 01:18 - 0 yorum

Acclaim Entertainment oyun firması tarafından piyasaya sürülen Mortal Kombat (Ölümcül Dövüş) ilk çıktığı yıllarda oldukca vahşi bir beat-em up olmasından ve bol derece de kan, ultra-violance içermesi dolayısı ile büyük yanki uyandırmıştı. Özellikle oyunda THE PIT isimli arenada dövüşçülerin köpruden, çukurda ki kazıkların üzerine atılarak öldürülmeleri oynayanların ilgisini çekti.  Daha sonraları MK 2,  MK3, MK Ultimate, MK Trilogy ve MK 4 versiyonları çıkarıldı. Mortal Kombat 4 de konsept bozulmuş ve yari eski karakter tasarımı yerine 3D karakter tasarımı ve mekanlar kullanılarak oyunun oynanabilirliği biraz daha düşürüldü. Oyununun üzerine 2 adet de filmi çekilmiştir ama filmleri oyunu kadar başarılı olamadı. Filmlerin ilk serisinde Christopher Lambert ( Raiden ) oynadı. Oyunun ana konusu , Shang Tsun adlı dövüş ustası, büyücünün dünyanın çeşitli bölgelerinden usta dövüşçüleri bir ada da toplayarak, ölümüne kavga etmelerini sağlamasıdır. Başlıca dövüşçü karakterleri Sub-Zero, Scorpion, Raiden, Liu Kang, Johny Cage, Sonya, Kano. Oyun belki de dünyanin en iyi beat-em up tarzıdır ve oyun konsolları ve de atari salonlarıda da dahil bir çok alanda ün yapmış ve çok beğenilmiştir.

 



Street Fighter
Gönderen: system66, 08-07-2015, 01:17 - 1 yorum

Yıl 1993 ya da 1994. okulun son zamanları. Şehirde değiliz küçük bir ilçede yaşıyoruz. Sınav için arkadaşı ile birlikte babamla şehire giden,evin önüne can havli bir şekilde koşarak gelen abimi ve arkadaşını hemen fark ediyorum. Nefes nefese kalmış ve heyecanla sınavdan sonra atariciye gittiğini ve bir oyun gördüğünü ve hasta kaldığını anlatıyor. Yok efendim süper bir oyunmuş da, bir oynasam bırakamazmışım da, grafikleri göz kamaştırıcı ve süpermiş de. Sonra bu ikisi kendi aralarında bende de oldukça merak uyandıran bu oyunla ilgili konuşmaya başladılar.

 

+ lan olm ben ken olcam sen kim olacan?
- hadi lan ken benim olm, sen balrog ol
+ hadi lan sen de chun-li ol..
- chun-li kız olm guile olurum daha iyi...

 

gibi benim hiçbir anlam veremediğim bu tür cümleler oyuna olan merakımı daha da arttırıyor. yalnız oyunun adı hiç söylemiyor nedense.

 

hayatımda hiç göremediğim, adını dahi duymadığım ve muhtemelen oyunu da benden önce bu yalloşlar gördü diye gıcık olduğum için hemen oyunu bokluyorum;
+ hadi la kesin süper mario gibi bişeydir, bi kere şimdiye kadar gelmiş geçmiş en iyi oyun köpekli ninja oyunu oğlum diyorum. Atari salonlarına gidenler bilir, köpekli ninja dediğim oyun Shadow Dancer o zamana kadar gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan biriydi. Ama bu adını bilmediğim yeni oyunun shadow dancerı onla çarpıp beşe böleceğini öğrendikten sonra üzgün bi şekilde eve gidiyorum ve yarını beklemeye başlıyorum. Merakımdan çıldıracak bi şekilde, yatakta dönenerek, sinir krizleri eşliğinde uyumaya çalışıyorum.

 

Ertesi sabah kahvaltıdan hemen sonra koşarak evden çıkıyorum. Abimle dolmuşa binip hemen şehire atariciye doğru yolla çıkıyoruz. Atari salonuna girince bütün oyun makinelerinin boş, ama tek bir oyunun önünde 5-10 çocuk görünce bahsettikleri oyunun bu olduğunu hemen anlıyorum. O kalabalığı yara yara ekranın önünde gidiyorum. Düşündüğüm gibi ilerlemeli oyun olan shadow dancer ya da cadillac and dinosaurs - mustafa gibi bir oyun değil di bu. iki tane adam birbirine ağız burun dalmış ve makineden aduket, shoryuken, dap dap du ket gibi daha önce hiç duymadığım garip garip sesler çıkıyor. Oyunun grafikleri karşısında adeta büyüleniyorum. Lan nasıl bir oyun lan bu böyle? Allahım nasıl bir dehanın ürünü? bu nasıl bir teknolojidir?

 

Hemen gidip atarici abiden jetonları avuç avuç alırken bu yeni oyunun adını soruyorum. Sitit faytır bu oyunun adı, yeni geldi diyor. O gün aldığım jetonların haddini hesabını bir kenara bırakarak önce tuşları öğrenmeliydim. 80 ve 90 lı yılların atari salonu müdavimleri çok iyi bilir ki atari salonları içinde sıkça duyabileceğimiz bir kaç cümle vardı ve bunlardan en önemlisi Dur bi dk tuşların yerini öğreniyorum. Sırasıyla ver geçeyim bu bölümü, x abi makine jetonumu yuttu, hoop dur bi dk yanıma girme olm ve çıkışta bekliyorum gibi, genelde belalı tiplerin sarfettiği ve bünyeye korku salan tehditkar cümleleri de sayabiliriz.

 

Günler günleri kovaladıkça oyun bizim ilçeyede geliyor ve zamanla ustalaşmaya başlıyoruz. . Bütün ülke geneline bir street fighter furyası dalga dalga yayılmaya başlıyor.
Sorsan hepimiz uzak doğu dövüş sanatları uzmanı, herkese özel fantastik güçlere sahip üstün yetenekli yenilmez savaşçılarız. hepimiz street fighterız. Evet işte bir atari oyunu koskoca bir ulusun evlatlarını işte böyle derinden etkileyebiliyor.

 

 



River Raid
Gönderen: system66, 08-07-2015, 01:17 - 0 yorum

İşte shoot - em up oyunlarının atası sayılacak bir oyun..


Aslında şimdiye kadar bu oyunu yazmamış olmama çok şaşırarak yazmaya başlıyorum. Atari 2600 ile tanışmam 10 yaşlaroma denk geliyor. Babamın getirdiği bu uzay işi aleti delice sevmiştim. Atari 2600 ün en başında ise bu river raid gelirdi, Ama benim çocuk aklımla bu River raid denen oyunun bana değil de, babama ve ailemin arkadaş grubuna alındığını anlamam için zaman geçmesi gerekti. O yüzdendir ki, gecenin üçüne, dörrdüne kadar evde çılgın river raid partileri düzenlenirken ben ara ara uyanıp o atari beniiimmm! ben de oynaycamm diye mızmızlanırdım...


Aslında River raid denince aklıma ilk gelen anı budur. bir de babamın her türlü bu tür oyunda olduğu gibi, river raid de de bir efsane olduğunu, arkadasları arasında senelerce rekorlarından bahsettirdiğini eklemeden geçmeyeyim. Şimdi versem, yine bombalar önüne geleni, yine kırar rekorları diye tahmin ediyorum.


Oyunun öncesinde babanın oyunun başından kaldırılması river raid dekinden çok daha zorlu bir görev olduğunu belirtmek istiyorum. Ayrıca iddia ederim ki bir nesli şartlı refleks yaptırmış bir oyundur. Tam aha sıçtık, benzin bitti derken ortaya çıkan pembe beyaz bazı fuel yazısı tankının üzerinden geçerken duyulan o muhteşem dın dın dın dın sesi insanı adeta orgazm ediyordu. Emin olun bizim nesilden bu oyunu bilen, oynayan şanslı nesili bir odaya toplayın bu sesi dinletin hepsi orgazm olur..

 

İşin aslı super mario, kardeşi luigi ile birlikte bu oyunu sabahlara kadar oynamış, ryu ve ken ilk kez bu oyun yüzünden birbirlerine girmiş, hugo ise adete bu oyun karşısında hasetinden çatlamıştır..


Oysa o kadar çok şey öğretti ki bu oyun bana. Koca eşek kadar olmasına rağmen yeğenlerine, çocuklarına oyun sırası vermeyen dayılar, amcalar sayesinde sabretmesini öğrendim. Yakıtımın biteceği zaman, acil durumlarda hızlı karar vermesini öğrendim. ikiye ayrılmış dar yollarda kendi inisiyatifimi kullanmayı öğrendim. Akşamları bana oyun sırası gelmediği için, gündüz okulu asmak tüm gün bir başıma oyun oynamak için nasıl hasta numarası yapılır onu öğrendim. Bozulan elektronik eşya tamir etme becerisini bu oyunun kırılan joystickini tamir ederken öğrendim..


Ve şimdi, sitede oynarken, hala yakıt bitiyor anlamına gelen o gıcık sesi duyduğumda kalbim deli gibi çarpıyor, hala sağa sola çarpıp patladığımda başımı iki elimin arasına alıp bi hasssiktir ya çekiyorum... :(

 



<

Sponsorlu Bağlantılar

Flag Counter

En İyi Oyuncular

En Çok Oynananlar

X